Sunday, August 7, 2022
HomeBaşkaİnsan kimliğinin üç başarılı teorisi

İnsan kimliğinin üç başarılı teorisi

Başkalarının nasıl davrandığını ve neden bu şekilde davrandıklarını değerlendirdiğimizde genellikle “inanç – arzu” kombinasyonunu düşünürüz. Başka bir deyişle, insanların arzularına ve inançlarına göre şeyler yaptıklarını anlıyoruz. Bu çoğu açıdan doğrudur, ancak bir kişinin davranışını tanımlayan daha karmaşık, daha bilimsel teoriler vardır.

1İlk teori: “Yatırım”

Bir değişiklik yapmak için ne kadar çaba sarf ettiğine bağlı olarak kendini tanımlamanın bir yoludur. Örneğin, bir filmi bir amaç için izlemeye karar vermek (yorum yazmak ya da sadece rahatlamak) ve ardından sinemaya gitmek bir yatırım şeklidir. Yatırımdan bahsederken “işçilik maliyetleri” kavramına dahil edilmelidir. Harcadığımız zaman, enerji ve risk anlamına gelir. Yatırım karşılığında kişi istediği getiriyi alacaktır. 

Bu teoriyle bağlantılı olarak başka bir soru ortaya çıkıyor. Bizi bu yatırımı yapmaya iten neydi? Özel bir çabanın sonuçlarının yeterli olup olmadığını nasıl bilebiliriz? İnsan olarak değerlerimize öncelik verebilir ve onlara ne kadar yatırım yapacağımızı belirleyebiliriz. Ayrıca herkesin aynı olmadığı fikrinin de zihnimize kök salmış olması gerekir. İnsanlar karakter ve yetenek bakımından farklıdır. Örneğin, “dışa dönük” insanlar, sosyal durumlara ihtiyaç duydukları için “içe dönük” olanlardan farklıdır. Ve elbette insana belli bir değer ve irade aşılayan eğitim faktörünü de göz ardı etmemeliyiz.

2İkinci teori: “Sosyal etki”

Davranışı belirlemede bir sonraki anahtar süreç, başkalarının etkisidir. Aristoteles’e göre insan sosyal bir hayvandır ve çevresindekilerden etkilenmesi gerekir. Yaşadığımız sosyal çevrenin dışında hiçbir “yatırım” yapılamaz. Yine sinema örneğine bakalım. Bir kızı bir filme davet ederseniz, onun ilgilendiği bir film seçip bilet almanız gerekir. Başkalarını etkileme sürecinde ortaya çıkan en önemli şeyler rekabet, işbirliği ve düşmanlıktır.

Sosyal etkinin bir başka değeri de kaynaklardır. Kişisel hedeflerinize ulaşmak için başkalarıyla etkileşim kurmanız gerekir. Bu, bir sosyal grubun daha deneyimli bir üyesinin başkalarından paylaşabileceği veya öğrenebileceği fikrini doğurur. Öğrenmenin bir yolu, bir arkadaşınızdan izlemeyi planladığınız filmin zaman kaybı olduğunu öğrenmektir. Bu noktada, sebepsiz yere yatırım yapmayı reddediyorsunuz. 

3Üçüncü teori: “Neden”

Genel olarak konuşursak, nedensellik hem altta yatan yapıda hem de ifadede ifade edilebilir. Eyleminiz bir soruysa, neden cevaptır. Örneğin, bir kıza bir film teklif ettiğinizi varsayalım. Bunu yapmak için kıza filmin önceki iki bölümünü gördüğünüzü ve devamını görmek istediğinizi söyleyin. Ya da sadece onunla vakit geçirmek isteyebilirsiniz. Bunu yaparak, bir şeyi başarma arzunuzun nedenini açıklıyorsunuz. Ve eğer bir film eleştirmeniyseniz, yeni bir film hakkında bir inceleme yazmak için bir gazetenin editörü olmak sizin işiniz. Sonuç olarak akıl, tartışmanın, içeriğin, hukukun ve hatta bilimsel kanıtın temelidir. 

RELATED ARTICLES

Leave a reply

Please enter your comment!
Please enter your name here

Most Popular